Düşünsel Sorunlar

Sıradanlaşmaya başlıyor.  Bir noktadan sonra yenilik gerekiyor.  Zaman, enerji ve emek. Hayat bazen zorluyor. Keşke zorlamasa. Herkesin istediği de bu değil mi zaten ? Sorunlara karşı bazen uyumak iyi gelebiliyor ama bunu alışkanlığa dönüştürmek hiç iyi bir fikir değil. Sorunlar birikir ve miskin herifin teki olurum. Dışarıdan belli belirsiz sesler geliyor,hava gayet hoş. Yakıcı sıcak bu saatlerde etkisini yitiriyor. Tam da şu anda ünlü bir düşünürden bir alıntı güzel giderdi ama ne yazık ki öyle bir alıntı anımsayamıyorum. Düşüncelerden dem vurmak istiyorum dostlarım. Düşünce meselesi gerçekten önemlidir hatta fevkalade önemlidir. Ben de henüz yeni öğrenmiş sayılırım, çok değil yalnızca birkaç ay oldu bu önemi kavrayalı. Duygular, davranışlar hep bu meselenin temelinde şekilleniyor. Hayatımızda türlü hadiseler cereyan ediyor ve bizler dostlarım, benliğimizi şekilden şekile sokuyoruz. Üzülüyoruz; ağlıyoruz, öfkeleniyoruz; saldırıyoruz, seviniyoruz; sarılıyoruz. Bunların tümü dostlarım, düşüncelerimizden ötürü meydana geliyor. Eğer ki rahatsızlık duyduğumuz bir meseleyi çözmek istiyorsak ilk olarak konuyla ilgili düşüncelerimizi gözden geçirmeliyiz.  Örneğin ev arkadaşınızla bir sorun yaşıyorsunuz. Belki de tamamen onun tamamen haksız olduğunu, hatta saçmaladığını düşünüyor ve içten içe ona karşı kötü duygular beslemeye başlıyorsunuz. Sorunun çözülmesi ve ev ortamınızın tekrar barışçıl hale bürünmesi için öncelikle  meseleyle veya arkadaşınızla ilgili düşüncelerinizin sadece birer düşünce olduğunu kendinize söyleyin. Bilirsiniz düşünceler dinamik yapıdadır, özneldir. Demektir ki düşüncelerimizi tek doğru, hakikatin kendisi olarak görmek budalacadır. Elbette inandığımız doğrular ve çizgilerimiz olmalı ancak bunları evrensel yasalar olarak görmenin akıllıca olmadığından bahsediyorum dostlarım. Kendimden yola çıkarsam 2 yıl önceki hayata dair düşüncelerimin şimdiye göre epey değiştiğini rahatlıkla söyleyebilirim ki eminim sizler de kendinizde bu değişimi gözlemlemişsinizdir. Tabii ki yaş faktörü de önemli ( genç yaşlarda bu değişim daha rahat fark edilir). Ev ortamımıza tekrar dönelim o halde. Kötü duygularınızın sorumlusu düşüncelerinize dışarıdan bir üçüncü kişiymiş gibi bakmak ve tek gerçek olmadıklarını hatırlamak öfkenizin yatışmasına yardımcı olacaktır. Sonraki aşama tartışma konusu olan fikirleri rasyonel biçimde karşılaştırmak olacak. Hatta bunun için kağıt kalem bile kullanabilirsiniz.  Sorun çıkaran konuda madem haklı olduğunuzu düşünüyorsunuz o zaman gerekçelerinizi sıralayın ve aynısını da arkadaşınız için yapın. Diyelim ki yemek sırasının arkadaşınızda olduğu günlerde yemeği pişirirken mutfak kapısını açık bırakıyor ve tüm salon yemek kokuyor. Siz de bu durumdan rahatsızsınız, salona yemek kokusu siniyor diye kapıyı kapatması için arkadaşınızı uyarıyorsunuz ama arkadaşınız her defasında kapıyı açık bırakıyor ve gerekçe olarak da unuttuğunu söylüyor. Artık bunu kasıtlı olarak yaptığını ve sizi sinirlendirmekten keyif aldığını düşünmeye başlıyorsunuz. Çünkü aynı olay belki de 3 aydır tekrarlanıyor ve her seferinde savunması aynı: “ unutuyorum”. Şimdi elinize kağıt kalemi alıp durumu analiz edin. Kanıt-karşı kanıt diyebiliriz bu yönteme. Kapıyı bilerek açık bıraktığını düşündüren kanıt değeri taşıyan sebepler; kapıyı kapatmayı unuttuğunu gösteren kanıt değeri taşıyan gerekçeler. Bu yöntemi başarılı bir şekilde uygulamanız için tamamen objektif olmalı ve onun yerine de geçebilmelisiniz.  Finalde de alternatif bir düşünce bulmalısınız.  Örneğin şöyle: mutfak kapısını bilerek açık bıraktığını gösteren kanıt değeri taşıyan (burası önemli çünkü bir şeyin kanıt değeri taşıması için nesnel ve somut özellikte olması gerekir) bir veri yok. Alternatif düşüncenize tutunup kendinize tekrarlarsanız nöroplatisite devreye girecek ve bir süre sonra sorun çözülecektir. Nöroplastisite kavramına  ise başka bir yazımda değinebilirim. Kendisi bir nöroloji harikasıdır.

0 0 vote
Puanlayabilirsin
Abone olayım
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments