Hayatın Anlamı Nedir ?

‘’Hayatın anlamı nedir ? ‘’ sorusu yüzlerce yıldır birçok insanın kendine sorduğu bir sorudur. Hayatın anlamını sorgulamak insanoğlu tarafından yapılabilecek en doğal sorgulamalardan biridir çünkü yaşadığımız hayatı anlamlandırmak isteriz. Bu isteğimizin temel sebebiyse yaşamımızın anlamlı olduğunu bilirsek onun gerçek olduğu fikrine daha sıkı sarılabilmemizdir. Bu sorunun cevabını öğrenmek istiyorsak öncelikle ‘’hayat’’ın ne olduğunu tanımlamamız gerekiyor. Bu tanımı yaptıktan sonra hayatımıza anlam yükleme isteğimizin kaynağı netleşecektir. Benim yaptığım ‘’hayat’’ tanımına göre hayat : yaşadığımız ‘’an’’lara verdiğimiz tepkiler bütünüdür. Bu tepkiler ise ; duygu,düşünce ve davranışlarımızdır.  Bu tepkilere yani duygu, düşünce ve davranışlarımıza anlam yüklemek isteriz çünkü bu üç şey bizi ,varoluşumuzu, oluşturur. Bunlara anlamsız demek, kendi varoluşuna anlamsız demektir. Varoluşunun anlamsız olduğuna inanmak ve kabullenmek ise bir insan için çok yıkıcıdır. İşte bu yüzden insanoğlu hayatın anlamı olduğuna inanır ve bunu bulmak ister. Peki hayatımızın anlamına nasıl ulaşacağız ?  

   Bu anlam dinamik bir yapıya sahiptir. Yani sürekli değişim halindedir.  Bunun nedeni ise hayat kavramına ‘’yaşadığımız anlara verdiğimiz tepkiler bütünü’’ dediğimizdendir.  Yaşadığımız ‘’an’’lar sürekli değişim halinde olduğu için bu ‘’an’’lara verdiğimiz tepkiler de sürekli değişmek zorundadır. Sonuç olarak hayatımızın anlamı ruh halimize göre sürekli değişen bir yapıya büründüğüne göre ona sabit bir tanım yapmak olanaksızdır.  Bir tanım yapsak bile bu tanımın kalıcı olması çok zordur , karakterimiz değiştikçe yaptığımız tanıma olan inancımız azalır. Fakat ‘’ hayatın net bir anlamı yok, sürekli değişiyor ‘’ deyip anlam aramaktan vazgeçmek de doğru değildir.  Hayatın  anlamını kişiliğimiz gelişip değiştikçe aramak, beklentilerimize ve hedeflerimize uygun bir şekilde belirlemeye çalışmak bize ciddi anlamda fayda sağlar.  Ayrıca geçmişte hayata yüklediğimiz anlamı şu an anlamsız bulmak gayet doğaldır çünkü geçmişte olan biz farklıydık ve geçmişteki bizin ‘’an’’lara verdiği tepkiler de farklıydı. Hayatımıza anlam ararken önemli olan asıl nokta oluşturduğumuz bu anlamın bize uygun olması ve bir fayda sağlamasıdır. Örneğin, sessiz sakin bir hayat tarzını seven ve aşırı adrenalin içeren aktiviteler yerine daha huzur verici  etkinlikler yapmayı seven bir insan hayatın anlamını ararken ‘’ hayat, sürekli eğlence ve hareket içeriyorsa anlamlıdır ‘’ fikrine karar verirse kendi kişiliğine ters bir hayatı yaşamaya çalışacak ve büyük olasılıkla bunu başaramayıp hayatının anlamsız olduğuna ve belki de boş yere  yaşadığına karar verecektir. Oysaki bu yapıdaki bir insan hayata kendine uygun anlamlar yükleyip gerçekten hayatının anlamlı olduğuna inanabilir. Hayatımızın anlamını bulmaya çalışırken bir diğer önemli noktaysa sorgulamaktan vazgeçmemektir. Çünkü her sorgulama beraberinde üst fikri getirir. Benim şu an için benimsediğim hayatın anlamına dair fikrim ise ‘’sorgulamak, içinde bulunduğum her ana farklı anlamlar yüklemeye çalışmak ve böylece ‘’an’’larıma, dolayısıyla hayatıma değer kazandırmaktır. Değerli bir yaşam, değerli ‘’an’’ların birikmesi sonucu oluşur.