Verimli Günler Entelektüel Eylemler

   Günler verimli geçmeli. Peki neden? Bir hayat düşünün, günleriniz evde yatmakla, sosyal medyada ekran kaydırmakla ve dışarı çıkıp kafede oturmakla geçiyor.  Geçim derdiniz yok. Para bir şekilde bir yerden geliyor ama lüks içinde de yaşatmıyor. Günlerinizin birbirinden farkı neredeyse yok. Belki yediğiniz yemekler, gördüğünüz postlar ya da oturduğunuz kafe değişiyor. Bir idealiniz yok , gelecekten pek beklediğiniz bir şey de yok. Hayat iyi kötü böyle gidecek. Risk,  yok denecek kadar az. Bu hayatı yaşamak keyif verir miydi                                                              Bu soruyu kendi içinizde yanıtlayasınız diye sordum. Benim cevaplayacağım  soru yazının başındaki olacak. Günler neden verimli geçmeli ?  İşe öncelikle bahsi geçen “verim”in ne anlama geldiğini açıklamakla başlayayım.  Verimli bir günden kastım şudur: gün içindeki faaliyetlerin faydacı veya  entelektüel bir içeriği olmasıdır. Örneğin  çok iyi ders çalıştığım bir gün verimlidir diyebilirim çünkü ders çalışmak benim için faydacı bir eylemdir. Daha yüksek not almamı sağlar,  yüksek ortalama getirir ve  nispeten iyi bir işe girmeme faydası olur.  Veya ilgi duyduğum bir konu hakkında okuma yaptığım bir gün de verimli sayılabilir çünkü bu eylemin entelektüel bir amacı vardır. Verimli ifadesini tanımladığımıza göre günümün neden verimli geçmesi gerektiğinden bahsedeyim. Hepimiz dünyaya sınırlı bir süreliğine geliyoruz.  Bu sürenin önemli bir kısmı farkındalığımızın çok az olduğu dönemden oluşuyor. Gelişimimiz tamamlanıp kendi başımıza hayatta kalabilecek zaman geldiğinde ise yaşamımızın neredeyse üçte biri geride kalmış oluyor. Kendi ayaklarımızın üstünde duracağımız zaman geldiğinde bunu başarabilmemiz hatta refah içinde sürdürebilmemiz için bu dönemin öncesinde kendimize ne kadar yatırım yaptığımızın büyük önemi vardır. Elbette bu dediklerim %1 lik doğuştan şanslı kesim dışındakiler için geçerli. Yoksa dünyaya 10-0 önde başlayanlar sonrasında da rahat yaşamak için pek bir çaba sarf etmese de olur ama ben sıradan olan büyük çoğunluk için konuşuyorum. Yaptığımız eylemlerin faydacı olması bu sebeple – kalan hayatımızda güzel yaşamak ve sonraki nesli şanslı kesimin içine sokabilmek için- önemli. Faydacı eylemler- çalışmak, araştırmak, okumak- yapalım ki fiziksel ve mental rahatlığa kavuşabilelim. Faydacı eylemlerin amacını anladık, peki ya entelektüel eylemler ? Onları neden yapmalıyım ?  Mesela neden yazı yazmalıyım, bilimle ilgilenmeliyim, lisan öğrenmeliyim, diksiyon çalışmalıyım? Bu eylemler bana doğrudan para kazandırmayacak, üstelik ders çalışmak gibi yükümlü olduğum bir şey de değil ve kimse entelektüel eylemlerde bulunmuyorum diye beni ayıplamayacak da. Lakin entelektüel bir birey olmanın, olmaya çalışmanın verdiği haz tek başına yeterlidir. Bu bende ruhsal bir tatmin yaratıyor ve günün sonunda gerçekten işe yarar şeyler yaptım diyebiliyorum. 3 saat boyunca şeker patlatıp birbirine bakışan insanları seyretmektense kendimin bir üst modelini yaratmaya çalışmak  gerçekten daha cazip. Kesinlikle daha zor ama mutlaka daha çok keyif veriyor. Klişe bir soru vardır: kendinizi 10 yıl sonra nerede görüyorsunuz?  Bu soruya yanıtımın içinde lüksten  ve fiziksel rahatlıktan başka cümleler de geçtiği için evet, günler verimli geçmeli. İnsan bana göre kendini sadece daha güzel bir evde, daha pahalı bir arabanın koltuğunda görmek istememeli. Bunlar elbette istenilesi şeyler fakat kendimizi daha gelişmiş bir benlikte,  daha üst bir anlayışta görmeyi de dilemeliyiz. Umarım dostlarım dileklerinizin içinde bahsettiklerim geçiyordur ve yine umarım ki dilekleriniz gerçek olur.

0 0 vote
Puanlayabilirsin
Abone olayım
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments